agiz-sagligi03 (1)
Kadın hayatında eşsiz öneme sahip bir dönem olan gebelikte, kompleks fizyolojik ve hormonal değişiklikler meydana gelmektedir. Gebelikte artan hormonlar dişeti damarlanma artışına ve bağışıklık sistem yanıtının  baskılanmasına sebep olmaktadır. Gebeliğe vücudun adaptasyonunda birçok fizyolojik değişim meydana gelir. Ağız içindeki değişimler irdelendiğinde, tükürük üretimi ve pH’sinin gebelikte değişmediği görülmektedir. Ayrıca gebelikte ağız içindeki bazı mikroorganizma (Prevotella) türlerinin de arttığı gösterilmiştir. Artan bu mikroorganizmalar diş etinin kanamaya olan eğilimini arttırır ve dişeti iltihabının kötüleşmesine sebep olur, ancak gebeliğin diş çürümesine sebep olduğu veya çürüğü hızlandırdığına dair kanıt yoktur.

Gebelikte ağız içinde çeşitli hastalıklar ve lezyonlar meydana gelebilir. Piyojenik granülom veya gebeliğin epulisi olarak da bilinen iyi huylu dişeti hastalıkları yaklaşık gebeliklerin %5’inde görülür.  Ptiyalism (Aşırı tükrük üretimi)  ise bulantı ve 1–2 litre/gün gibi önemli miktarda tükürük kaybıyla karakterize nadir bir komplikasyondur. Gebelik dişeti iltihabında , diş etleri kızarıktır ve diş fırçalamayla bile kanama meydana gelebilecek hassas bir hal alır. Gebelik gingivitisi tipik olarak doğum sonrası dönemde düzelir.Gebelik gingivitisi ve periodontitis gebelikte en sık karşılaşılan ağız hastalıklarıdır.

Maternal periodontitis varlığının erken doğum ve düşük doğum ağırlığı için risk faktörü olduğuna dair çalışmalar bildirilmiştir. Bu anlamda gebe bir kadının standart doğum öncesi bakımı sırasında ağız hijyeni, ağız hastalıkları ve tedavileri hakkında hem diş hekimleri hem de kadın doğum uzmanlarının güncel bilgiye hakim olmaları ve azami özeni göstermeleri gerekmektedir.

Hekimlerin büyük çoğunluğunun da hemfikir olduğu gibi gerekli durumlarda diş taşı temizliği, diş çekimi ve dolgu işlemleri gebelikte güvenle uygulanabilir.Ancak hekimlerin neredeyse üçte biri (%35.5) gebelikte kanal tedavisinin güvenli olmadığını bildirdiler. Bu sonuçlar temelinde kadın doğum hekimlerinin kanal tedavisi üzerine bilgilerini güncellemeleri gerektiği sonucuna ulaşıldı. Çünkü kanal tedaviside güvenle yapılabilir.
Gebelikte radyasyon maruziyeti ile ilgili yapılan çalışmalarda, toplam 5–10 cGy (1 Gy = 100 cGy) dozundan daha az X ışını radyasyonuna maruz kalan gebelerde konjenital anomalilerde artış olmadığı gösterilmiştir.Tüm ağzı içeren dental radyografik çalışma 0.0008 cGy radyasyon maruziyeti ile sonuçlanmaktadır. Tek diş (periapikal) radyografi ve panoramik radyografilerde radyasyon maruziyeti ise tüm ağız radyografilerinin üçte biri kadar olmaktadır. Tanısal radyografiler diş problemlerin tanısı ve tedavisinde önemli tetkiklerdir ve gebelikte güvenli olarak değerlendirilirler.

Diş hekimliğinde kullanılan radyografiler için gereken radyasyon dozu potansiyel zararlı etkileri olacak dozdan son derece azdır. FDA gebelik nedeniyle radyografi kullanımında bir değişikliğe gidilmesini önermemektedir. Günlük standart pratikte gebenin karnı ve boynu korumaya alınarak kullanılabilir. Amerikan Kadın Doğum Birliği (AKDB) ağız ve diş patolojileri için uygulanan radyografiler ve (epinefrinli veya epinefrinsiz) lokal anestezileri de içeren tanı ve tedavi işlemlerinin gebelikte güvenli olarak uygulanabileceğini bildirmektedir.

Geleneksel olarak ilk 3 ayında diş tedavilerinden kaçınılır ancak bununla ilgili yeterli kanıt yoktur.Unutulmamalıdır ki acil nitelikte olan herhangi bir diş tedavisi gebeliğin hangi döneminde olursa olsun uygulanabilir. Wasylko ve ark. tarafından diş tedavileri için en ideal dönemin ikinci trimester başı (14–20 hafta) olduğu bildirilmiştir.